• Devşirilmiş Bir Mitoloji : Nüzul-u İsa
    Devşirilmiş Bir Mitoloji : Nüzul-u İsa
  • Suriye Rejimi Zindanlarında 23 Sene
    Suriye Rejimi Zindanlarında 23 Sene
  • “Baas rejimine destek verenin durumu”
    “Baas rejimine destek verenin durumu”
  • Suriye’den bihaber Suriye korosunun hikayesi
    Suriye’den bihaber Suriye korosunun hikayesi
  • “Esed, Maliki ve İranlılar ile Sultan Ahmet’te namaz kılacağız”
    “Esed, Maliki ve İranlılar ile Sultan Ahmet’te namaz kılacağız”
  • Tikrit’e saldıran Irak ordusu mu İran mı?
    Tikrit’e saldıran Irak ordusu mu İran mı?
  • Davutoğlu New York’ta Siyonist Lobi CFR’nin ‘Onur Konuğu’ Oldu
    Davutoğlu New York’ta Siyonist Lobi CFR’nin ‘Onur Konuğu’ Oldu
  • Fransa’da Aşırı Sağın Önlenemeyen Yükselişi
    Fransa’da Aşırı Sağın Önlenemeyen Yükselişi
  • Kerry: “İran, nükleer silah elde etmekten ebediyen yasaklandı”
    Kerry: “İran, nükleer silah elde etmekten ebediyen yasaklandı”
  • İran, Şiddet ve Kaostan Uzak mı?
    İran, Şiddet ve Kaostan Uzak mı?
Dinamik Durağanlık : Suriye’nin Askeri Manzarası
Dinamik Durağanlık : Suriye’nin Askeri Manzarası
Brookings Enstitusu’nden Charles Lister’ın kaleme aldığı rapor, Suriye savaşı hakkında detaylı bilgi...
22 Mayıs 2014 10:20 Gösterim : 1.045

Brookings Enstitusu’nden Charles Lister’ın kaleme aldığı rapor, Suriye savaşı hakkında detaylı bilgi sunmakta.

Dinamik Duraganlik Yazar: Charles Lister

1. KISIM: KARMAŞIK BİR MESELE

Suriye’deki savas birbirinin icine gecmis dini, mezhepsel, etnik ve siyasi soylemlerle iyice karmasik bir hal almistir. Rejim karsiti Muhaliflerin sayisi bine yakin silahli gruba dagilan yaklasik 10 bini yabanci, 100-120 bin civarinda savasci icermektedir. Bu fraksiyonlarin cogu cesitli koalisyon, cephe veya operasyon odalari olarak bilinen gecici ittifaklara dahildir. Hukumet gucleri ve Suriye ordusu da on saflara profesyonel yabanci Sia savascilari ve Alevi birimleri sevkederek savasin mezhepci tonlarina ayak uydurmus ve mezhepciligi kiskirtmistir. Iki taraf da yabanci devletler, sahislar ve kurumlardan onemli miktarlarda yardim gormektedir.

Yukarida sadece rejime karsi savasan Sunni gruplarin dinamiklerinden bahsedilmektedir. Ancak bu savas kesinlikle iki boyutlu degildir. Savasin diger unsurlarindan bazilari ozerk Kurt grubu PYD ve silahli kanadi YPG ve YPJ, dislanan Irak ve Sam Islam Devleti’ne (ISID) karsi patlak veren savas, Lubnan Hizbullah’inin Bessar Esad’i desteklemedeki ilginc rolu, muhalefeti destekleyen Korfez ulkelerinin birbirleri ile celisen politikalarinin zararli etkileri, ve Bati destekli muhalefetin askeri ve politik kollarinda (Suriye Ulusal Koalisyonu- SNC ve Suriye Askeri Koalisyonu- Heyet’ul Erkan- SMC) iyice aciga cikan bolunmelerdir.

Iki bucuk yil once Bati hukumetlerinin silahli muhalefetin tum yapilarini temsil eden ve birlestiren etkin bir olusum vasitasi ile devrimi hizlandirarak rejimin yikilmasini saglamasi mumkundu. Zaman icinde daha fazla aktorun ve menfaatin mudahil olmasi artan bir vahset, yogun nufus gocu, yukselen zayiatlara ve cihadci militanlar icin essiz firsatlarin dogusuna sebebiyet verdi. Bu hizli mudahalede basarisizlik, Esad’in sartlara uyum saglama kabiliyeti ve amansiz guc hirsi, bolgesel ve uluslararasi guvenligi muhafaza edecek bir cozume ulasmak icin Batililarin eski yanlis hesaplarini ve halihazirdaki siyasi duraganligi asmalarini gerektirmektedir.

MUHALEFET KAMPI

Suriye muhalefetine bir dizi devlet destek vermektedir. Amerika ve Avrupali muttefikleri diplomatik cabalarla muhalefeti destekleyen ulkelerin “Suriye Dostlari” gibi cesitli isimler altinda bir araya gelmelerinde onemli rol oynamaktadir. Amerika baslarda Esad rejiminin devrilmesi ve muhaliflerin zaferini destekleyen bir politika izlediyse de son zamanlarda tek musbet cozumun siyasi uzlasmayla mumkun olduguna dayanan daha dengeli bir politika izlemektedir. Bu minvalde Amerika, ana olarak catismanin bolgedeki diger ulkeler yayilmasini onlemeye ve El Kaide benzeri cihadcilarin buyuyen tehdidine engel olmaya odaklanmaktadir. Amerika’nin sadece ilimli gruplara rejimle muhalifler arasindaki catismalari durduracak ve rejimi siyasi bir uzlasma muzakeresine zorlamaya yetecek kadar silah sagladigi dusunuluyor.

Suriye muhalefetine pratik askeri destek saglamada bolgesel aktorler Suudi Arabistan, Katar ve Turkiye daha kararliydi. Tum bu ulkeler zaman icinde muhalefete destek icin farkli stratejiler gelistirmisse de Esad rejiminin dogrudan yenilgisini hizlandirmaya kararlidirlar. Daha da fazlasi bu 3 ulke de SNC ve SMC gibi kapsayici muhalif yapilarinin kurulmasini aktif olarak tesvik etti. 3 ulke de mukerrer defalar Bati askeri mudahalesi cagrisi yapti ve Agustos 2013’de Sam’da gerceklestirilen kimyasal silah saldirisi sonrasinda Amerika askeri mudahale tehdidini gerceklestirmeyince hayal kirikligina ugradi. Ancak yaklasimlarinda onemli birkac farklilik vardir. Suudi Arabistan, Amerikan politik cikarlarina uygun bir sekilde ilimli gruplari desteklemeye odaklanirken Katar ve bir derece de Turkiye –El Kaide tarzi cihadcilardan farkli olan- ana akim Islami gruplari destekleme temayulu gostermektedir. Ayrica Suudi Arabistan Iran ile bir siyasi savasa kilitlenmisken Katar ve Turkiye Iran ile yapici iliskilerini surdurmeye devam etmektedir. Bu siyaset Turkiye ve Katar’in Suriye’nin otesindeki siyasi cikarlarinin altini cizmektedir, ancak Suriye savasinin neticesi uzerine girdikleri bahsin riskinden korunmak icin de olabilir.

Suriye icindeki silahli muhalefete gelince, cok sayida oyuncu onemli roller oynamaktadir. Ozgur Suriye Ordusu (OSO) bir suredir belirgin bir askeri kurulus olmasa da genel olarak surgundeki SNC muhalefeti cikarlari dogrultusunda hareket eden gruplara verilen genel bir isim olarak algilanmaktadir. Ayrica siyasi olarak bagimsiz ancak buyuk olcude ilimli olan, ve bazilari biraz Islami tonlar barindiran Ceys’ul Mucahidin ve Feylak’us Sam gibi ortak cikarlari vesilesiyle OSO ile dogal muttefik olan birlikler de bulunmaktadir.

Bu esnada 7 gruptan olusan ve toplamda 50-60 bin savasci sevk kabiliyetine sahip olan Islami Cephe en buyuk ve en guclu askeri ittifak konumundadir. Acikca bir Islam devleti kurulmasi cagrisi yapmasinda ragmen aslinda Islami Cephe daha genis bir ideolojik yelpazeyi temsil etmektedir. Unsurlarindan 3 tanesi (Liva’ut Tevhid, Sukur’us Sam, Ceys’ul Islam) onceleri SMC bunyesi altindayken Ahrar’us Sam bariz bicimde Selefidir ve El Kaide’nin Suriye subesi Nusret Cephesi ile yakin isbirligi icindedir. Hem buyuklugu hem de ideolojik yelpazesi Islami Cephe’yi muhalefet dinamiklerinde kritik bir faktor yapmaktadir ve muhalefetin ideolojik egilimlerini sekillendirme potansiyeline sahiptir.

Bir El Kaide kurulusu olarak Nusret Cephesi’nin ideolojik baglantilari nettir, ancak 2012 ortalarindan beri grup davranislarini yumusatmada ve oncelikli ideolojik hedeflerini sinirlandirmada sasirtici derecede bir pragmatizm sergiledi. El Kaide’ye bagliligini surdurerek Nusret Cephesi uzun vadede Kudus’u fethetmek ve bir Hilafet kurmak icin atlama tasi olarak kullanmak amaciyla Suriye’de bir Islam devleti kurmayi hedefliyor. Kisa vadede grup bolgesel hedeflere odaklanmistir, halkla ve diger gruplarla saglikli iletisim kurmaya ozellikle onem vermektedir. Savas esnasinda hudud cezalarinin uygulanmasini yasaklamasi ile daha acimasiz olan, asiri davranislari ve diger gruplarla isbirligini reddetmesi sonucu Subat 2014’te El Kaide’den atilan ISID’den ayrilmaktadir. Artik ISID cihad cevrelerinde kendisini ideolojik acidan El Kaide’den ustun bir kurum olarak lanse etmektedir ve El Kaide lideri Eymen Zevahiri’nin mesruiyetine acikca meydan okumustur. Bu sebeple ISID giderek hedefleri Irak ve Suriye’nin ilerisine gecen uluslararasi bir hareket haline gelmektedir.

REJIM KAMPI

Bessar Esad ve rejimi daha istikrarli bir birlesik bir uluslararasi destek yapisindan faydalandi. Bu anlamda en onde gelenler Rusya ve Iran hukumetleridir. Bessar’in ve babasi Hafiz’in idaresi altinda Suriye uzun suredir –ozellikle de Hizbullah’a silah ulastirmada Suriye’nin dogrudan rolu sebebiyle Iran’in bolgedeki en yakin stratejik muttefikiydi. Muhalefet Esad’i devirmeyi yada politik bir cozum araciligi ile Esad’i istifaya zorlamayi basarirsa Iran bu anahtar konumdaki varligini kaybedecek, Israil’i tehdit etme imkanlari buyuk zarar gorecek, bunun bir uzantisi olarak da gelecekte nukleer tesislerine yapilacak bir askeri saldiriyi caydirici etkisi kalmayacaktir. Mart 2011’de Suriye’de rejim karsiti gosteriler basladigindan beri Iran Esad rejimine kapsamli finansal krediler ve yardimlar, buyuk miktarlarda askeri destekler sagladi ve belki de en onemlisi Iran Devrim Muhafizlari personelini Suriye’ye gonderdi. Devrim Muhafizlari ve ozel gucleri Kudus Gucu, kararli bir muhalefete karsi yurutulen savasi surdurmede vazgecilmez oneme sahip rejim yanlisi paramiliter gucleri –Sebiha diye okuyun- Ceviren- egitmede kritik roller ustlenmistir.

Ayni sekilde Rusya da Suriye ordusuna silah ve silah yedek parcalarini satmaya devam ederek Esad’i savunmada kritik bir rol oynadi. Bu –yedek parca- satisi onemlidir cunki Suriye ordusu buyuk olcude Sovyet ve Rus ekipmanlari ile silahlidir. Cephane, yedek parca, hatta helikopterlerin Rusya’da tamiri Esad rejimi icin kritik bir destek teskil etti. Diplomatik seviyede ayni sekilde onemli olan baska bir destegi ise Rusya’nin BM Guvenlik Konseyi’ndeki veto hakkini kullanarak Esad rejimini tehlikeli uluslararasi mudahalelerden korumasi oldu. Acikca Rusya icin Ortadogu’nun kalbinde saglam bir muttefike sahip olmak uluslararasi camianin suclamalarindan daha onemlidir. Putin’in Esad’a desteginin devam etmesi muhtemeldir, ancak Rusya’nin Suriye rejimini Eylul 2013’te kimyasal silah cephaneligini teslim etmeye ikna etmesi gibi bazi durumlarda Suriye’yi dizginledigi de gozlerden kacmamalidir.

Devlet alti seviyede Esad, Lubnan Hizbullahinin amansiz desteginden faydalandi. 2013 ortalarinda Suriye’ye giris yaparak muhalefetle savasmaya baslayan Hizbullah savasin genel seyrini buyuk olcude etkilemistir. Iran, Hizbullah ve Irakli Sii unsurlar Suriye’deki rejim yanlisi Sii milis guclerini kurma, egitme ve komuta etmede onemli yere sahiptir. Bu birlikler ve Eylul 2012’de kurulan ve Hizbullah ve Iran’in Kudus Gucleri tarafindan egitilen sivil paramiliter Ulusal Savunma Gucleri (NDF- Sebiha) Suriye ordusuna kritik bir insan gucu saglamistir.

2. KISIM: ISTIKRARSIZ BIR MUHALEFET

Ilimli Suriye muhalefeti General Mustafa Seyh 2012 baslarinda eyaletlerde askeri konseyler kurmaya baslayip Ozgur Suriye Ordusu birimleri arasinda koordinasyonu sagladigindan beri onemli degisimler gecirdi. Bagimsiz direnis gruplarinin hizli uremesi ve rejimin bol ve yonet taktikleri organize bir komuta merkezini operasyonal bir gereklilik haline getirdi. Ancak savas ilerledikce ve siddet arttikca silahli gruplarin genislemesi ve asiricilarin artan nufuzu ilimli muhalefetin bu gruplari tek bir yapi altinda birlesmesi cabalarini fazlasiyla asti. Buyuk kismi Korfez’deki vakiflardan ve kisisel baglantilardan gelen silah ve finansman icin edilen rekabet de bu parcali ve hizipci yapiyi tesvik etti.

7 Aralik 2012’de SMC’nin kurulmasi ilimli gruplar arasinda isbirligi icn yeni bir donemin basladigini ilan etse de bu durum uzun surmedi. 2013 sonlarina dogru SMC lideri General Selim Idris askeri olmayan yardimlarin ve ara sira gelen hafif silahlarin tedarikini saglamakla gorevli bir sirketin halkla iliskiler makinasina benzemeye basladi.

Bu esnada SNC icindeki siyasi gruplasmalar ve muttefikleri belirli silahli gruplarla iliskiler gelistirerek SNC icindeki siyasi hiziplesmeyi sahaya yansittilar. Bu Suriye’de SNC’nin itibarini artirmak icin bir fayda saglamadi. Cogu kisi SNC temsilcileriyle Suriye’deki savasin gerceklerinden ziyade 5 yildizli otellerin rahatligina asina olmakla alay etti. Bu genelgecer algi sebebiyle Suriye;deki silahli gruplarin buyuk kismi Eylul 2013’te planlanmaya baslandiginda Cenevre 2 gorusmelerine acikca karsi cikti. 24 Eylul’de en guclu 11 silahli grup tarafindan imzalanan “Halep Beyannamesi” Bati destekli SNC’nin otoritesini reddetti ve Cenevre 2’yi sertce elestirdi.

Devrimin ilk zamanlarinda ilimli muhalefeti temsil edecek tek ve birlesik bir yapi kurulmasindaki basarisizlik, radikal Selefiler’den Musluman Kardesler baglantili daha ilimli Islamcilar’a kadar cesitli Islamci gruplarin gelismesine firsat tanidi. Bu gerceklik ve Suriye’nin icinde Cenevre 2’ye karsi gelisen muhalefet ilki 27 Eylul 2013’te gelen, 50 grubun Ceys’ul Islam adi altinda toplanmasi gibi bir dizi Islamci birlesmeye yol acti. Ancak bunlarin en onemlisi 22 Kasim 2013’te buyuk 7 Islamci grubun birlesip Islami Cephe’yi kurmasi ve Suriye’de bir Islam devleti kurulmasi cagrisi yapmasi oldu. Uzun vadeli gelecegi ve yapisal birlikteligi ne olursa olsun Islami Cephe’nin 50-60 bin savascilik askeri gucu kendisini Suriye’de onemli bir aktor yapmaktadir.

Gectimiz aylarda Sam’daki Ecnad’ul Sam ve Halep’teki Ceys’ul Mucahidin gibi baska Islami koalisyonlar, cepheler ve semsiye gruplar ortaya cikti. Suriye’deki Musluman Kardesler’in sahada farkedilebilir bir askeri varlik olusturmasi zaman almissa da Ocak 2013’te kurulan kendisine bagli Hayat Duru es Sevra ittifaki su anda birkac eyalette faaliyet gostermektedir. 2013 sonlari ve 2014 baslarindan itibaren Musluman Kardesler gucu giderek artan ve semsiyesi altinda dikkate sayan sayida Islami birlik toplamayi basaran Feylak’us Sam gibi gruplarla baglantiliydi.

Muhalefetin en guclu iki destekci devleti Suudi Arabistan ve Katar’in cok sayida grubu iceren ittifaklarin kurulmasini tesvik ettigi soyleniyor. Benzer sekilde Turkiye’nin de genellikle silahli gruplarin lojistik ve kurumsal amaclarla topraklarini kullanmasina izin vermesi ile bu koalisyon insasina yardimci oldugu soylenebilir.

Bu ittifaklar gruplarin askeri etkinligine olumlu katkida bulnmus ancak ayni zamanda farkli gruplar arasindaki politik rekabeti de artirmistir. Mesela SNC tarafindan alinan bir karara Islami Cephe muhalefet ettigi takdirde bu kararin uygulanma sansi cok azdir.

Ayni sekilde Suudi Arabistan ve Katar tarafindan desteklenen rakip fraksiyonlar 18 Ocak 2014’te SNC’nin bolunmesinden buyuk olcude sorumludur. Katar baglantili Suriye Milli Konseyi iki gun sonra Cenevre 2 oylamasi ve Ahmed Carba’nin 5 Ocak’ta tekrar SNC baskani secilmesi sebebiyle SNC’den cekildi. Bu bolunmeler Katar baglantili Selim Idris’in SMC’den azledilip yerine az bilinen Suud destekli Abdulillah Basir’in getirilmesinde de etkilidir. Bu son manevra SMC’nin birligini zedeledi ve sonrasinda Selim Idris ve 13 SMC eyalet komutani SNC ile baglarini lagvetti. Tum arabuluculuk cabalarina ragmen su an SMC ikiye bolunmus, yarisi Selim Idris’e diger yarisi Basir’e bagli durumdadir.

Bati’nin favori partneri Selim Idris’in gidisi gorunuse gore Bati kararverici merkezlerini felc etti ve Suudi Arabistan’in Ahmed Carba ve Savunma Bakani Esad Mustafa araciligi ile SNC icinde, Abdulillah Basir ve Heysem Afeysi eliyle de SMC’de onemli nufuz kazanmasina yol acti. Katar baglantili Suriye Milli Konseyi’nin SNC’ye geri donmesi dengeyi geri getircek olsa da nihai olarak kurulusta felce yol acacaktir. SNC Temmuz ayinda Ahmed Carba tekrar secilmek icin aday olunca onemli bir testten gececektir.

Amerika ve Suudi Arabistan bolgesel jeopolitikler uzerindeki farkliliklarini cozebilir ve ilimli bir birligi saglamaya odaklanirlarsa son zamanlardaki bu istikrarsizlasma geri cevrilebilir, en azindan azaltilabilir. Nisan basindan itibaren Suud tedarikli Amerikan gudumlu tanksavar fuzelerinin (TOW) ilimli gruplara ve ozellikle Selim Idris’e bagli Harakat Hazm’a verilmesi belki de Katar-Suud ve Amerikan-Suud arasindaki gerginliklerin herseye yon vermedigini gosteriyor.

3. KISIM: CIHAD DINAMIKLERI

Dunyadaki tum ic savaslarda oldugu gibi Suriye’deki uzatmali ve acimasiz savas asiri oyuncularin sahneye cikmasina yol acti. Nisan-Mayis 2013’ten beri Suriye onemli iki tane asiri fikirli gruba evsahipligi yapiyor: Nusret Cephesi ve ISID. Nusret Cephesi 2011 ortalarinda o zamanlar Irak Islam Devleti (ISI) uyesi olan Muhammed Cevlani tarafindan kuruldu. Ilk zamanlar Cevlani Irak Islam Devleti’nden destek gordu. Ancak sonrasinda ISI lideri Bagdadi nufuz alanini genisletmek icin gucu giderek artan Nusret Cephesi’nin uzerine manevra yapti ve Nisan 2013’te ISI’yi dogrudan Suriye’ye genisleterek ISID’i kurdu.

Ayni kokleri paylasmalarina ragmen iki grup keskin farkliliklari olan stratejiler izlediler. Nusret Cephesi goreceli olarak pragmatik, halka entegre ve bolgesel bir yaklasim izleyerek hem Suriye’de populerlik kazandi –en azindan kabullenilir oldu- hem de El Kaide subesi unvanini kazandi. ISID’in hareketleri ise kendisinin buyurgan. kendi cikarlarini dusunen ve devrime ilgilenmeyen bir grup oldugu seklinde bir algi olusturdu. ISID’in istikrarli vahseti ve arabuluculuk icin Islam Mahkemesi’ne gitmeyi reddetmesi 2 Subat 2014’te Eymen Zevahiri tarafindan El Kaide’den atilmasi ile sonuclandi.

Cikarlarinda ve yaklasimlarindaki farkliliklar gozonune alindiginda muhaliflerin Ocak 2014’te kuzey ve dogu Suriye’de ISID’e karsi cephe acmasi sasirtici degildir. Bu yeni savas Suriye’deki dinamikler uzerinde buyuk etkiler yapti. ISID’e karsi ilk operasyonlar Suriye Devrimciler Cephesi (Cemal Maruf grubu) ve Ceys’ul Mucahidin tarafindan baslatilmis olsa da, daha sonra Islami Cephe ve Nusret Cephesi’nin de katilmasi ISID’i Suriye muhalefet sahnesinde nerdeyse tamamen yalniz birakti.

Ocak 2014 sonunda ISID Halep, Idlib, Hama, Rakka ve Deyrizor eyaletlerinde 28 sehirde kontrolu kaybetti. Ancak ISID bu bolgelerde nihai bozguna ugramak yerine guclerini stratejik olarak daha onemli ve daha iyi savunulan bolgelere sevk etti ve bir sonraki hamlesine hazirlandi. Bu hamle 2 Subat’ta buyuk bir ISID birligi aniden Deyrizor’daki haftalik degeri yuzbinlerce dolar oldugu soylenen Konoko gaz sahasina saldirip Nusret Cephesi ve muttefiki asiretlerden aldiginda geldi. Bu surpriz saldiri oldukca cesurdu ve Nusret Cephesi ile Islamci muttefikleri ve asiretlerin buyuk bir karsi saldiri duzenleyerek 11 Subat’ta ISID’i Deyrizor’dan tamamen surmesine yol acti. Bu sirada kuzeyde devam eden baskilar sonucu ISID 27 Subatta Halep’ten, 13 Martta Lazkiye ve Idlib’den tamamen cekildi ve doguya mevzilendi. Boylece ISID Halep dogusunda bazi bolgelerin ve ISID’in tacindaki mucevher Rakka’ya giden kritik yollarin kontrolunde kaldi. Orda uyguladiklari cezalarla ISID’in sert yuzu gorulmeye baslanmistir, 22 Mart’ta adam oldurmekle suclanan biri carmiha gerilmistir.

ISID’e karsi bu organize cabalar ilimli gruplarin boslugu doldurmalarina imkan taniyacagi icin olumlu adimlardir. Irak’taki ISI gibi ISID de tehlikeli misilleme saldirilari yapma kapasitesi oldugunu gostermistir. SNC, SMC ve onlara bagli herkesi tekfir etmistir (Misak belgesi ilanindan sonra da Islami Cephe’yi tekfir etti- Ceviren). ISID rakip gruplarin karargahlarina, kontrol noktalarina, Bab’ul Hava ve Bab’us Selame sinir kapilarina bombali arac saldirilari duzenlemekle suclanmistir. 2 Subat’ta El Kaide’den atilmasindan sonra ISID El Kaide’nin tepe kadrolari ile uzun bir gecmisi olan Ahrar’us Sam kurucularindan ve liderlerinden Halid es Suri’nin suikasti ile de suclanmistir.

Durumu daha da siddetlendirerek Nusret Cephesi lideri Cevlani 24 Subatta ISID’i dusmanca davranislari durdurmak icin Islami arabuluculugu kabul etmezse tum Suriye’den ve hatta Irak’tan kovmakla tehdit etti. Muhlet 29 Subatta doldu ancak Nusret Cephesi ust duzey Seriat gorevlisi Ebu Abdullah Sami 4 Mart’ta durumu netlestirerek ISID’le savunma amaciyla mucadeleye devam edeceklerini soyledi. Birbirini Islam disi ve gayrimesru addeden beyanatlar arasinda iki grup ve yerel kollari en onemlisi 10-11 Nisan’da Deyrizor eyaletinin El Bukemal sehrinde olmak uzere catismaya devam etti. 4 gun sonra ISID, Nusret Cephesi’nin Idlib lideri Ebu Muhammed Ensari’nin esi, cocuklari ve akrabalariyla birlikte oldurulmesi ile suclandi.

Tum bu cihadcilar arasi catismalarin icinde Nusret Cephesi El Kaide’nin Suriye’deki tek resmi subesi konumunu guclendirdi ve ISID’in yalnizlastirilmasini tesvik etti. Bu ve Suriye’nin genelinde Nusret Cephesi’nin genel kabullenilirligi goz onune alindiginda ileriki zamanlarda Nusra’nin muhaliflerce saldiriya ugramasi veya yalnizlastirilmasi ihtimal disi gozukmektedir. ISID bazi kucuk yerel ve yabanci savasci birliklerinin destegini korusa da Nusret Cephesi kesinlikle avantajli konumdadir. Ancak catismalarin Mayis ayina sarkmasi El Kaide lideri Eymen Zevahiri’nin 2 Mayis’ta detayli bir aciklama yayinlayarak ISID’e Irak’a donmesini soylemesi ve Nusret Cephesi’ne mucahid kardesleri ile ic savasi durdurmasini soylemesine yol acti. Ozetle Zevahiri Suriye’deki koluna ISID’le savasi durdurmasini emrini verdi. Ancak iki grup arasindaki ust duzey dusmanlik gozonune alindiginda Zevahiri’nin talimatlarinin sahada fark edilir bir degisiklik yapmasi ihtimal disi gorunmektedir. Nusret Cephesi 4 Mayis’ta, “ISID saldirilarini durdurdugunu ilan eder etmez eszamanli olarak atesi durduracaklarini, ancak su anda sadece ISID’in saldirida oldugu yerlerde savas halinde olduklarini” belirten bir aciklama yapti. Nusret Cephesi’nin bu savunma savasi cikarlari tehdit altinda oldugunda ISID’le savasmasina imkan tanimaktadir.

Subesinin sahada saglam ve surdurulebilir bir varlik insa ettigi Suriye’deki savasin El Kaide’ye tanidigi firsatlar dunyanin baska bolgelerinden en az 5 tane ust duzey El Kaide uyesinin gelmesine yol acti. Bunun El Kaide’nin ilerde uluslararasi operasyonlarda kullanmak icin yeni bir merkez ussu olusturma amaci tasidigina dair kuvvetli bir ihtimal vardir. Hatta bu bes kisiden biri olan Suud kokenli Abdul Muhsin Abdullah Ibrahim el Serih’in (Senefi el Nasr), El Kaide baglantili Abdullah Azzam birlikleri ile birlikte Nusret Cephesi’nin Lubnan’daki varligini kurmada onemli rol oynamis olmasi muhtemeldir.

Her halukarda Suriye’de asiri gruplarin guc kazanmasi Bati’nin muhaliflere yonelik planlarini etkiledi. Ilimli muhaliflere askeri destek saglamak icin yapilan Bati destekli projeler bu silahlarin ilerde radikallere satilacagi veya paylasilacagi ihtimali uzerine geri birakildi. 2013 baslarinda Suudi Arabistan’in Deraa eyaletine gonderdigi Hirvat tanksavar fuzeleri ve bomba atar silahlari cabucak Nusret Cephesi’nin eline gecmisti. Son zamanlarda bu silahlardan bazilari Irak’in Enbar eyaletine, ISID’in eline de ulasmistir.

Ekrem YILMAZ islahhaber.net için çevirdi.

İngilizce metni, http://goo.gl/AePl8y


Bu haberler ilginizi çekebilir!
Yukarı Geri Ana Sayfa