• Devşirilmiş Bir Mitoloji : Nüzul-u İsa
    Devşirilmiş Bir Mitoloji : Nüzul-u İsa
  • Suriye Rejimi Zindanlarında 23 Sene
    Suriye Rejimi Zindanlarında 23 Sene
  • “Baas rejimine destek verenin durumu”
    “Baas rejimine destek verenin durumu”
  • Suriye’den bihaber Suriye korosunun hikayesi
    Suriye’den bihaber Suriye korosunun hikayesi
  • “Esed, Maliki ve İranlılar ile Sultan Ahmet’te namaz kılacağız”
    “Esed, Maliki ve İranlılar ile Sultan Ahmet’te namaz kılacağız”
  • Tikrit’e saldıran Irak ordusu mu İran mı?
    Tikrit’e saldıran Irak ordusu mu İran mı?
  • Davutoğlu New York’ta Siyonist Lobi CFR’nin ‘Onur Konuğu’ Oldu
    Davutoğlu New York’ta Siyonist Lobi CFR’nin ‘Onur Konuğu’ Oldu
  • Fransa’da Aşırı Sağın Önlenemeyen Yükselişi
    Fransa’da Aşırı Sağın Önlenemeyen Yükselişi
  • Kerry: “İran, nükleer silah elde etmekten ebediyen yasaklandı”
    Kerry: “İran, nükleer silah elde etmekten ebediyen yasaklandı”
  • İran, Şiddet ve Kaostan Uzak mı?
    İran, Şiddet ve Kaostan Uzak mı?
Robert Fisk: En büyük trajedi bölünmüşlük
Robert Fisk: En büyük trajedi bölünmüşlük
Robert Fisk “İsrail için tehlike olmadığı sürece ABD sesini çıkarmaz. Suriye’de savaş 3-4 yıl daha sürecek, Mısır halkı ise yakın tarihinde hiç bu kadar bölünmemişti” diyen İngiliz Independent gazetesinin deneyimli Ortadoğu muhabiri Fisk, “Müslümanlar, ‘inançlarını’ hayatlarının ve her şeyin...
8 Nisan 2014 17:02 Gösterim : 1.108

Robert Fisk “İsrail için tehlike olmadığı sürece ABD sesini çıkarmaz. Suriye’de savaş 3-4 yıl daha sürecek, Mısır halkı ise yakın tarihinde hiç bu kadar bölünmemişti” diyen İngiliz Independent gazetesinin deneyimli Ortadoğu muhabiri Fisk, “Müslümanlar, ‘inançlarını’ hayatlarının ve her şeyin merkezine koyarken benim anlamadığım, Batı, Müslüman toplumlar üzerinde nasıl olur da bu kadar hakimiyet kuruyor” değerlendirmesinde bulundu.

“Bölgede, İsrail’in çıkarlarına ters düşmeden, Gazze sınır kapısını koruduğu sürece, Amerika açısından Sisi’nin cumhurbaşkanı adaylığının bir sakıncası yok.”

İngiliz Independent gazetesinin deneyimli Ortadoğu muhabiri Robert Fisk, Mısır halkının yakın tarihinde hiç bu kadar bölünmediğini söyledi. Yıllardır dünyanın çeşitli bölgelerinde savaş muhabirliği yapan ve eski El Kaide lideri Usame bin Ladin’le röportaj yapan bir kaç gazetecilerden biri olan Fisk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, askeri darbenin yaşandığı Mısır’daki gelişmeler ve Suriye’deki iç savaşa ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Mısır’da 25 Ocak devriminin ardından yaşananlara değinen Fisk, “Hüsnü Mübarek’in görevini bırakmasının ardından ülkede yaşananlar, turizm ve petrol gibi ülke gelirlerinin düşmesine sebep olarak, Mısır halkını daha da yoksullaştırdı. Bu yüzden halk kendilerine bakabilecek, ‘yiyecek ekmek sağlayacak’ bir baba figürü aramaya girişti. Bu elbette Mısır’da devrimden önceki günlere geri dönüşün bir resmidir” dedi.

“Mısır’da en büyük trajedi bölünmüşlük”

30 yılı aşkın süredir Mısır’ı sık sık ziyaret ettiğini ifade eden Fisk, ülkede yaşanan darbenin ardından halkın arasındaki bölünmüşlüğe ise daha önce bu derece şahit olmadığını söyledi. Mısır’da şuan en büyük trajedinin halkın arasındaki bölünmüşlük olduğunu vurgulayan Fisk, bu durumu şu örnekle anlattı:

“Darbenin ardından Kahire’de bir camide polis tarafından öldürülen Müslüman Kardeşler taraftarlarının cesetlerini toplama esnasında ölülerle yakından ilgilendiğimi gören bir polis bana yaklaşarak, bu insanları neden bu kadar umursadığımı sordu. Ben de ‘insanlar sizin insanlarınız, Mısır halkı’ dedim, o ise onların gerçek Mısırlı olmadığını söyledi. Bugüne kadar Mısır halkının bu kadar bölünmüş ve birbirlerine karşı bu kadar düşmanca davrandıklarını görmedim.”

İsrail için tehlike olmadığı sürece ABD sesini çıkarmaz

Mısır konusunda Amerika’nın sessiz kalmasını, bu ülkenin askeri yönetimleri tercih etmesine bağlayan Fisk, “Amerika için askerler ve generallerle anlaşmak ve silah satışı gibi konularda iş yapmak daha kolay, bunun yanı sıra gidip ülkeyi kendilerini işgal etmelerine de gerek kalmıyor, bunu askeri yönetimler kendisi yapıyor zaten” dedi. Bölgede, İsrail’in çıkarlarına ters düşmeden, Gazze sınır kapısını koruduğu sürece, Amerika açısından Sisi’nin cumhurbaşkanı adaylığının bir sakıncasının olmadığını söyleyen Fisk, “Amerika bu yüzden Mısır’ı yalnız bırakarak, kendi kaderine terk etti” diye konuştu.

İslam bu toprakların insanının ayrılmaz bir parçasıdır

Suriye’nin gelecekte bir “İslam devleti olacağı” şeklindeki yorumları yersiz bulduğunu ifade eden Fisk, şunları kaydetti: “Suriye’nin bir İslam devleti olacağını sanmıyorum. Bu Batılı bir bakış açısıdır. İslam bu toprakların insanının ayrılmaz bir parçasıdır. Batının aksine Müslüman toplumlarda din hayatın bir parçası. Batı ile Doğu arasında asıl sorun da tam burada başlıyor. Batılılar Müslümanların kendileri gibi laik olmalarını istiyor, ancak Batı ise kendisine İnsan Hakları İzleme Örgütü, Af Örgütü, BM Güvenlik Konseyi gibi yeni tanrılar edindi. Müslümanlar, ‘inançlarını’ hayatlarının ve her şeyin merkezine koyarken benim anlamadığım, Batı, Müslüman toplumlar üzerinde nasıl olur da bu kadar hakimiyet kuruyor.”

“Suriye’de savaş 3-4 yıl sürer”

Yerinde takip ettiği Suriye’deki iç savaşın 3-4 yıl daha süreceğini ifade eden Fisk, bu ülkede en önemli kurumun “ordu” olduğunu söyledi. Suriye’nin geleceğinin şekillenmesinde ordunun büyük bir role sahip olduğunu dile getiren Fisk, sözlerini şöyle sürdürdü: “Savaşın ilk başlarında Obama başta olmak üzere, Fransa ve İngiltere dışişleri bakanları gibi birçok lider, Esad’ın gitmesinin gerektiğini söylüyordu, ancak uzun bir süredir bu sözleri aynı liderlerden duyamıyoruz. Çünkü Esad’a alternatif olarak gördükleri kimse yok.”


Milli Gazete


Bu haberler ilginizi çekebilir!
Yukarı Geri Ana Sayfa