• Suriye Rejimi Zindanlarında 23 Sene
    Suriye Rejimi Zindanlarında 23 Sene
  • “Baas rejimine destek verenin durumu”
    “Baas rejimine destek verenin durumu”
  • Suriye’den bihaber Suriye korosunun hikayesi
    Suriye’den bihaber Suriye korosunun hikayesi
  • “Esed, Maliki ve İranlılar ile Sultan Ahmet’te namaz kılacağız”
    “Esed, Maliki ve İranlılar ile Sultan Ahmet’te namaz kılacağız”
  • Tikrit’e saldıran Irak ordusu mu İran mı?
    Tikrit’e saldıran Irak ordusu mu İran mı?
  • Davutoğlu New York’ta Siyonist Lobi CFR’nin ‘Onur Konuğu’ Oldu
    Davutoğlu New York’ta Siyonist Lobi CFR’nin ‘Onur Konuğu’ Oldu
  • Fransa’da Aşırı Sağın Önlenemeyen Yükselişi
    Fransa’da Aşırı Sağın Önlenemeyen Yükselişi
  • Kerry: “İran, nükleer silah elde etmekten ebediyen yasaklandı”
    Kerry: “İran, nükleer silah elde etmekten ebediyen yasaklandı”
  • İran, Şiddet ve Kaostan Uzak mı?
    İran, Şiddet ve Kaostan Uzak mı?
  • Karzai: ABD bizi kandırdı
    Karzai: ABD bizi kandırdı
Eugenics büyücüleri:Dünya nüfusu azalıyor
Bu aralar Guardian’dan tutun da Los Angeles Times’a kadar pek çok gazetede bu konu ile ilgili haberler...
22 Nisan 2014 11:02 Gösterim : 1.453

Batı literatürlerinde kullanılan biz de pek bilinmeyen bir tabir vardır, “Eugenics” diye. Sözlük tanımı insan geninin kompozisyonu “geliştirmek” için kullanılan tüm biyo-kimyasal uygulamalardır. Ancak bu tabirin insan soyunu tüketmek ve aile kavramını baskı altına almak için derin devletler tarafından uydurulmuş olabileceğini iddia edenler var. Kimse durup dururken sizin milletinizin “genetik havuzunu” daha da kaliteli bir şekle sokmaya kalkmıyor işin doğrusu.

İşte tüm dünyaya yutturulmaya çalışılan “nüfus kontrolü” masallarının bu kadar fiyakalı boyutları da var. Bu “eugenics” tabiri batı medyasında sık sık gündeme geliyor, “bilimin ulaştığı son nokta” gibisinden reklam kokan cümlelerle pazarlanıyor, aman dikkat diyoruz.

Çünkü asıl dert “doğurganlığı” ortadan kaldırmak, dünyanın kesinlikle bu kadar çok insanı kaldıramayacağı safsatasını insanlara yutturmak.

Bu aralar Guardian’dan tutun da Los Angeles Times’a kadar pek çok gazetede bu konu ile ilgili haberler çıkıyor. Biz de ise maalesef bütün bu tartışmalar Başbakanın “üç çocuk” ricasına endeksli. Başbakan bir nikah töreninde konuyu gündeme getirirse konuşuluyor, yoksa konuşulmuyor. Oysa meselenin çok daha derin boyutları var, tüm dünya için tehlike çanları çalıyor.

Almanya’nın büyümesi hemen hemen durmuş durumda.  Onları İspanya ve İtalya takip ediyor. Rakamlara ve araştırmalara göre Avrupa bu yüzyılın sonunda 460 milyondan 350 milyona düşmüş durumda olacak.

Avusturya’daki IIASA isimli istatistik kurumunun verilerine ve iddiasına göre bu yüzyılın sonunda Rusya ve Çin’in nüfusları yarı yarıya azalabilirmiş.

İşin tuhafı nüfus artışı azalmasında en şanslı ülke yine de ABD. Yani tüm dünyaya “nüfus kontrolü” fikriyatları saçan kurumların en çok yer aldığı ülke, nüfus azalmasından en az muzdarip olan ülke. 1950′lerde 150 milyon olan ABD nüfusu 2000′lerde 300 milyona çıktı. Tüm dünyaya nüfus kontrolü veya “eugenics” maskesi altında gen iyileştirme pazarlayan memleket 50 yılda kendi nüfusunu iki katına çıkardı.

Bütün bu rakamlar gelişmekte olan ülkeler içinde geçerli.

Özellikle biz de başbakanın katıldığı nikah törenlerinde yaptığı “espri” ile gündeme geliyor bu konu. Oysa kanaatimizce başbakan espri filan yapmıyor, ama nedense bazı medyalarımız işlerine geldiği için öyle algılıyor. Bizim nüfusumuz da artmıyor, tıpkı dünya gibi.

Sistem batıda şöyle işliyor, “özgürleştirilmiş” kadınlara, ne gerek var çocuk yapma özgürce hayatın tadını çıkar deniliyor, bu hainliğe çoğu İskandinav ülkesi kadını kanmış durumda. Türkiye’de böyle masallar özellikle Anadolu’da pek tutmayacağı için bu coğrafyalarda işi daha “bilimsel” kisvelerle yürütmeleri lazım, ülkenin kaynakları kaldırmaz filan gibi laflar döndürmek lazım. O da yetmezse her türlü kısırlaştırıcı, kanserojen maddeyi evlere sokmak lazım.

Eugenics’den başlamak üzere, bu yüzyılın başında bazı derin odakların tüm dünya genelinde nasıl olup da “geniş aile” kavramını ortadan kaldırmak için müthiş çabalar sarf ettiğini incelemek gerek. Çünkü burada dert çekirdek aileler üretmek çünkü toplumda geniş aile yerine çekirdek aile olursa o toplumu “devlet eliyle” baskı altına almak çok zorlaşıyor.

Yani temel hedef ailenin ortadan kaldırılması, dünyada yeterince kaynak yok, nüfus artışı felakettir işin safsatası.

Oysa rakamlar öyle göstermiyor, dünyanın nüfusu artmıyor, azalıyor, muradlarına ermeye başladı belki de maalesef bu “eugenics büyücüleri”

Bu nüfus planlaması meselelerini bizim medyamızda “tarafsız” bir şekilde gündeme getirmeli.

Barış Tarımcıoğlu/Haricihaber.com


Yukarı Geri Ana Sayfa